Skip to content
Turkish · Verb Forms B1

Each other: -iş & birbiri

Turkish shows that people do something to each other in two ways.

  • The reciprocal suffix -(ı)ş: tanımak → tanışmak (to meet, get to know each other), görmek → görüşmek, anlamak → anlaşmak, bulmak → buluşmak, kovalamak → kovalaşmak, dövmek → dövüşmek, yazmak → yazışmak. The partner is added with ile / -la: Ayşe'yle tanıştım.
  • The pronoun birbiri (each other) with a possessive and a case ending: birbirimizi, birbirinizi, birbirini / birbirlerini; dative birbirimize, birbirine; with ile birbirimizle, birbiriyle; ablative birbirinden.

Use the case the verb needs: sevmek + accusative (birbirimizi seviyoruz), yardım etmek + dative (birbirinize yardım edin), konuşmak + ile (birbiriyle konuşmak).

Examples

  • Onlarla geçen yaz tatilde tanıştık.
  • Biz birbirimizi çok iyi anlıyoruz.
  • Kardeşler birbirine sarıldı.
  • Hafta sonu arkadaşlarla parkta buluşacağız.

Try it yourself

Ali ile Ayşe geçen yıl bir partide (tanımak).Show answer
Ali ile Ayşe geçen yıl bir partide tanıştı.
Yarın kafede (görmek (biz)).Show answer
Yarın kafede görüşelim.
Çocuklar şu an bahçede (kovalamak).Show answer
Çocuklar şu an bahçede kovalaşıyor.
Dün akşam arkadaşımla saatlerce (yazmak (ben)).Show answer
Dün akşam arkadaşımla saatlerce yazıştım.
Kardeşimle her konuda çok iyi (anlamak (ben)).Show answer
Kardeşimle her konuda çok iyi anlaşırım.
İki araba kavşakta (çarpmak).Show answer
İki araba kavşakta çarpıştı.
Dün arkadaşlarla sinemanın önünde (bulmak (biz)).Show answer
Dün arkadaşlarla sinemanın önünde buluştuk.
İki kardeş sessizce (bakmak) ve gülümsedi.Show answer
İki kardeş sessizce bakıştı ve gülümsedi.
İki kedi bahçede sabaha kadar (dövmek).Show answer
İki kedi bahçede sabaha kadar dövüştü.
Bu sabah otobüse binerken yolcular (itmek).Show answer
Bu sabah otobüse binerken yolcular itişti.